| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 0 | 0 | |
| EURO | 0 | 0 | |
KADINLARIN İZİNDE BİR HAYAT
8 Mart denildiğinde aklıma önce bir takvim yaprağı değil, annemin elleri gelir. Un kokan, sabır kokan, merhamet kokan elleri. Dünyayı önce onun gözlerinden tanıdım; güveni, sevgiyi, affetmeyi…Sonra üç ablam girdi hayatın sahnesine. Çocukluğumun oyun arkadaşları, sırdaşlarım, bazen öğretmenlerim… Hayata karşı nasıl durulacağını, bir haksızlığa karşı ses yükseltmeyi, düşenin elinden tutmayı onlardan öğrendim.
Yaz tatillerimde ise iki bilge kadın vardı: Babaannem ve anneannem. Onların anlattığı hikâyelerle büyüdüm. Savaş yıllarını, yokluğu, sabrı. Bir milletin omuzlarında nasıl taşındığını ilk onlardan duydum. Kadının yalnızca bir evin değil, bir kültürün taşıyıcısı olduğunu onların yüzündeki çizgilerde okudum.
İlkokul sıramda karşıma çıkan öğretmenim Sabiha Hanım ise hayatıma başka bir kapı araladı. Kalemi nasıl tutacağımı öğretti ama aslında kalemle dünyayı nasıl değiştirebileceğimi gösterdi. Bir çocuğun yüreğine dokunmanın ne demek olduğunu, bir bakışla cesaret vermenin nasıl mümkün olduğunu ondan öğrendim. Öğretmenlik mesleğini seçmemde onun payı belki de sandığımdan çok daha büyüktür.
Ve bir milletin kaderini değiştiren büyük bir liderin ardındaki en güçlü kadın… Zübeyde Hanım. Bir annenin yetiştirdiği evladın, bir ülkenin kaderini nasıl değiştirebileceğinin en somut örneği.
Ve… Hayatımın en kıymetlisi. Yol arkadaşım, sırdaşım, evimin huzuru, çocuklarımın annesi… Sevgili eşim. Onunla birlikte anladım ki kadın yalnızca anne, abla, öğretmen değildir. Aynı zamanda omuz omuza yürüyen bir dosttur. Hayatın yükünü paylaşan, düştüğünde kaldıran, sevincini çoğaltan kişidir. Eve girdiğimde yüzündeki tebessümün yorgunluğumu nasıl sildiğini anlatmaya kelimeler yetmez. Birlikte kurulan hayallerin, birlikte büyütülen umutların adıdır eş olmak.
8 Mart benim için bir “kutlama” gününden çok, bir “hatırlama” günüdür. Hayatımın her dönemine iz bırakmış kadınları hatırlama… Kadın; bazen bir ninnidir, bazen bir nasihat. Bazen bir milletin kaderi. Bazen evin mutfağında kaynayan bir çorba, bazen kürsüde yükselen bir söz. Ama her zaman hayatın merkezidir.
Bu yazıyı yazarken fark ediyorum ki aslında hayatım, kadınların emeğiyle örülmüş bir hikâye. Ben o hikâyenin sadece bir karakteriyim.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle; başta sevgili eşim olmak üzere hayatı güzelleştiren, büyüten, iyileştiren tüm kadınların günü kutlu olsun.
İyi ki varsınız.
Mehmet BEDELCİGİL