• slayt
Duyurular
Aidat Borcu Sorgulama
Son Eklenen Video
Bizi Takip Edin
İzmir Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 48,5779   48,6654
EURO 56,0645   56,1655
Özlü Sözler
"Okumayan insan, hayata tek bir pencereden bakar, bildiği ezber cümlelerle olayları yorumlar ve dar kalıplı bakış açısına sahip olur." Sokrates
Ziyaretçi Sayacı
Bugün: 391
Dün: 268
Toplam: 61600
YAZARLARIMIZ


Cemal DURMAZ


Sibel ATAPEK


Adem Yavuz KIREKER


Yaprak ADIGÜZEL


İlknur Gençoğlu Yıldırım


Derya Demirli


Hüseyin Fikri Çakmakçıoğlu


Zübeyde ASYA


Enis TURGUT


Filiz AKKAYA


Şamil BARAN


Selvinaz CEYLAN


Nazlı Aypak


Murat ÇATAL


Mehmet BEDELCİGİL


Dilek ŞEN


Şiyar DUMAN


  SON EKLENEN MAKALE
Dernek BİLİNCİ: Üretmek mİ, Görünmek mİ ?

Dernek BİLİNCİ:
Üretmek mİ, Görünmek mİ ?


Bir sivil toplum kuruluşunun, özellikle de sanat ve edebiyat gibi saf bir alanın bayrağını taşımak; dışarıdan bakıldığında parıltılı, alkış alan ve imrenilen bir konum gibi görünebilir. Oysa bu yolda yürüyenlerin bildiği ağır bir gerçek vardır: Dernek bilinciyle lider olmak, fırtınalı bir denizde pusulasız yön bulmaya benzer; her an fedakarlık, sabır ve derin bir sorumluluk ister.


Ancak son yıllarda sivil toplumun doğasına sızan en büyük tehlike, bu ağır sorumluluk bilincinin yerini "görünürlük ve reklam" tutkusunun almasıdır.


“Üretmenin Değil, Görünmenin Gölgesinde”


Gerçek bir dernek başkanı veya mensubu olmak; gecesini gündüzüne katarak yeni bir eser üretmeyi, bir çocuğun hayatına dokunmayı, bütçesi olmayan bir projeyi imece usulü hayata geçirmeyi gerektirir. Bu süreç genellikle yorucudur, sessizdir ve uzun soluklu bir emeğin ürünüdür.


Ne yazık ki günümüzde bazı çevrelerin dernek yapılarını birer "sosyal sermaye" veya kişisel reklam aracı olarak kullanmak istediğine şahit oluyoruz. Özverili bir üretimle, sahada tırnaklarıyla kuyu kazarak bir şeyler inşa etmek yerine; derneğin kurumsal ağırlığını arkasına alıp sadece unvan parlatmak, boy boy fotoğraflar vermek ve bireysel popülarite peşinde koşmak dernek ruhuna ihanettir.


Bencilliğin Modern Maskesi: "Ben" Merkezli Liderlik”


Önceki satırlarda bahsettiğimiz o bencillik duvarı, işte en çok bu noktada, liderlik kisvesi altında karşımıza çıkar. Eğer bir insan derneği değil de derneği kendi üzerinden var etmeye çalışıyorsa, orada toplumsal faydadan, sosyal sorumluluktan ya da samimi bir dayanışmadan söz edemeyiz.


Gerçek liderlik; "Ben ne kadar göründüm?" demek değil, "Ürettiklerimiz topluma ne kattı? Ekip arkadaşımın yükünü ne kadar alabildim?" sorusunu sorabilmektir. Dernekler, bireylerin egolarını tatmin edeceği sahhneler değil; ortak akıl ve ortak vicdanla geleceğe iz bırakma iradesidir.


“Vicdanın ve Kalemin Sınavı”


Elinizdeki bu dergi sayfalarından, bu köşeden açıkça sormak istiyoruz: Bizler buraya kalıcı eserler bırakmak, birbirimizin elinden tutmak ve topluma bir lamba yakmak için mi geldik, yoksa rüzgârda sallanan yapraklar gibi sadece adımız duyulsun diye mi?


Yazşader çatısı altında birleşen her yüreğin bu hassasiyeti taşıdığına, samimiyetin her zaman gürültülü reklamlardan daha kalıcı olduğuna inanıyoruz. Çünkü tabela liderlikleri rüzgârla savrulup gider; ama geride bırakılan hakiki eserler, sevgiyle örülen projeler ve samimi dostluklar asırlar boyu yaşar.


Gelin, etiketlerin ve geçici popülarite hırslarının ardına saklananlara inat; üretmeye, paylaşmaya ve bencillikten uzak bir haysiyetle "biz" olmaya devam edelim.


Çünkü tarih, reklam yapanları değil; taş üstüne taş koyanları yazar.


Sevgiyle, gerçeğin izinde ve vicdanla kalın...
 



Cemal DURMAZ

Okunma Sayısı: 160
Başkan'ın Mesajı
Köşe Yazıları



































Yararlı Linkler

Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği

© Copyright 2025  V4.7 Tüm Hakları Saklıdır.

Hazır Dernek Sitesi



Whatsapp  Destek
Whatsapp Destek