| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 49,3041 | 49,3929 | |
| EURO | 55,2033 | 55,3027 | |
| Bugün: | 422 |
| Dün: | 288 |
| Toplam: | 72121 |
Bir yazar için yazmak, yalnızca kelimeleri bir araya getirip cümleler kurmak değildir. Bazen bir bakışın, bazen yıllar önce yaşanmış bir olayın, bazen de kimsenin fark etmediği küçük bir ayrıntının peşine düşmektir.
Yazar, gördüğünü herkes gibi görmez. Bir sokaktan geçerken başkalarının fark etmediği bir hikâyeyi görebilir. Bir insanın yüzündeki sessizliği okuyabilir. Bir çocuğun gözlerindeki umudu, yaşlı bir insanın yalnızlığını, bir annenin endişesini ya da bir emekçinin yorgunluğunu kelimelere dönüştürebilir.
Çünkü yazmak biraz da hissetmektir.
Bir yazının arkasında çoğu zaman saatlerce süren düşünme, araştırma, düzeltme ve yeniden yazma vardır. Bazen bir cümle için dakikalarca düşünürüz. Bazen yazdığımız bir paragrafı beğenmeyip siler, yeniden başlarız. Kimse bunları görmez.
Ama yazar bilir ki önemli olan görünmek değil, bir iz bırakabilmektir.
Belki yazdığımız bir yazıyı yüzlerce kişi okur, belki binlerce… Ama bazen yalnızca bir kişinin düşüncesini değiştirmek, bir kişiye umut vermek veya bir insanın kendisini yalnız hissetmemesini sağlamak bile yazdığımız satırların değerini anlatmaya yeter.
İşte bu nedenle yazarlık, biraz da sabır işidir.
Bugün yazdığımız bir cümlenin değeri belki hemen anlaşılmayabilir. Fakat yıllar sonra bir okuyucunun karşısına çıktığında başka bir anlam kazanabilir. Çünkü kelimelerin de zamanı vardır.
Yazarlar birbirlerinin rakibi değildir.
Her yazarın anlatacağı farklı bir hikâyesi, söyleyeceği farklı bir sözü, dünyaya bakacağı farklı bir penceresi vardır. Birimizin yazdığı şiir diğerimizin öyküsünü, birimizin kaleme aldığı deneme başka bir yazarın düşüncesini besleyebilir.
Bu nedenle birbirimizin önünü kesmek yerine birbirimize yol açmalıyız.
Çünkü edebiyat, bir kişinin yürüdüğü dar bir yol değil; hepimizin birlikte büyüttüğü geniş bir dünyadır.
YAZSADER olarak bizim de en önemli görevlerimizden biri, işte bu dünyada yazarların birbirleriyle tanışmasına, dayanışmasına, üretmesine ve seslerini daha fazla insana ulaştırmasına katkı sağlamaktır.
Unutmayalım:
Kalem elimizde olabilir ama asıl yazan yüreğimizdir.
Ve yürekten yazılan hiçbir söz, gerçekten kaybolmaz.
Cemal DURMAZ