| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 44,6355 | 44,7159 | |
| EURO | 52,1729 | 52,2669 | |
| Bugün: | 415 |
| Dün: | 359 |
| Toplam: | 13952 |
Bilmeden, Anlamadan Yargılamak
İnsan bazen sadece gördüğüyle hüküm verir. Duyduğunu gerçek, hissettiğini kesin zanneder. Oysa hayat, görünenin çok ötesinde saklıdır.
Bir insan hakkında karar vermek ne kadar kolaydır değil mi?
Bir bakış, bir söz, bir an… Ve zihnimiz hemen bir yargı üretir. “Bu böyledir” deriz. Oysa bilmeyiz. Ne yaşadığını, neyle mücadele ettiğini, hangi yaraları taşıdığını bilmeyiz.
Belki sessiz olan biri kırılmıştır, belki sert görünen biri sadece ayakta kalmaya çalışıyordur. Belki de gülümseyen bir yüzün arkasında, kimsenin görmediği bir yalnızlık vardır.
Ama biz çoğu zaman durup sormayız: “Neden?”
Çünkü yargılamak kolaydır, anlamak ise emek ister.
Bilmeden konuşuruz, anlamadan karar veririz.
Oysa her insan, içinde anlatılmamış bir hikâye taşır.
Günümüz dünyasında yargılamak neredeyse bir refleks haline geldi. Sosyal medyada, sokakta, günlük hayatta… Birkaç saniyede insanlar hakkında kesin fikirler oluşturuyoruz. Oysa bir insanın hayatı, birkaç cümleye ya da kısa bir ana sığmayacak kadar derindir.
Unuttuğumuz bir şey var: Herkes kendi mücadelesini verir. Kimi görünür, kimi görünmez. Ama o mücadeleler, insanları oldukları hale getirir. Bu yüzden anlamadan yapılan her yorum, eksik bir hikâyenin yanlış tamamlanmasıdır.
Bir adım geri çekilmek, dinlemek, gerçekten görmek…
İşte insan olmanın en sade ama en zor hali budur.
Belki de yapmamız gereken çok basit:
Biraz daha az yargılamak, biraz daha çok anlamaya çalışmak…
Çünkü bazen bir insanı anlamak,
onun hayatına dokunmanın ilk adımıdır.
Ve belki de en önemlisi,
anlamaya çalıştığımız her insan, aslında bize de kendimizi anlatır.
Cemal DURMAZ