| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 44,4527 | 44,5328 | |
| EURO | 51,9678 | 52,0614 | |
| Bugün: | 637 |
| Dün: | 555 |
| Toplam: | 11770 |
İzmir Kitap Fuarı’nda Bu Yıl Umut Kazanır mı?
İzmir Kitap Fuarı yine kapılarını açmaya hazırlanırken, geçen yılın izleri hâlâ hafızalardaki yerini koruyor. Kitapların, yazarların ve okurların buluşma noktası olması gereken bu değerli organizasyon, ne yazık ki geçtiğimiz yıl doğa koşullarına karşı yeterince hazırlıklı olamayınca bambaşka bir tabloya sahne olmuştu.
Hava şartları göz önünde bulundurulmadan dört tarafı açık çadırlarda ayrı bir sorgu konusu.
Kendi imkanlariyla var olmaya calisan STK için yeterli görülmüştü.
Özellikle STK çadırında yaşanan olumsuzluklar, yalnızca teknik bir aksaklık değil; emeğin, üretimin ve sabrın sınandığı anlara dönüştü. Yağmurun altında korunmaya çalışılan kitaplar, ıslanan sayfalar, telaş içinde toparlanmaya çalışan yazarlar… Bir fuardan çok, adeta bir mücadele alanı görüntüsü oluşmuştu.
Ve aslında yaşananlar bununla da sınırlı kalmadı…
Geçtiğimiz aylar, bırakın kitapların okuyucuyla buluşmasını; kitapların korunabilmesi için verilen mücadeleyle geçti. Biz yazar ve STK gönüllülerı süreci sadece organizasyon aksaklığı değil; aynı zamanda maddi, manevi ve duygusal anlamda derin kayıpların yaşandığı bir döneme dönüştüğü anlara şahit olduk.. Islanan, zarar gören, kurtarılmaya çalışılan her kitap; sadece bir ürün değil, bir emeğin, bir hayalin ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan bir değerin kaybıydı.
Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir gerçek daha var:
STK’lar bu alanlarda çoğu zaman “biz bize” var olmaya çalışıyoruz.
Hiçbir yerden ciddi bir destek almadan, çoğu zaman kendi imkânlarımızla ayakta durarak, kültür ve sanat adına büyük bir sorumluluğu omuzluyoruz.
Bir masa, birkaç kitap ve büyük bir inançla kurulan o alanlarda aslında sadece kitap sergilenmiyor; bir duruş, bir emek ve bir adanmışlık da ortaya konuluyor.
Maddi imkânsızlıklara rağmen vazgeçmeyen, okuyucuya ulaşmak için mücadele eden bu yapılarla, kültür hayatının görünmeyen kahramanları olarak sessizce varlıklarını sürdürüyoruz.
Bu yüzden yaşanan olumsuzluklar yalnızca bir organizasyon eksikliği değil; aynı zamanda zaten sınırlı imkânlarla ayakta kalmaya çalışan bu yapıların daha da zorlanmasına neden oluyor.
Oysa kitap fuarları; ilhamın, paylaşımın ve kültürel zenginliğin en güçlü şekilde hissedildiği alanlardır. Bir yazarın uzun emeklerle ortaya koyduğu eserlerin okuyucuyla buluştuğu o an, hiçbir olumsuz koşulun gölgesinde kalmamalı. Çünkü kitap; sadece kâğıt değil, bir birikimin, bir duygunun ve bir yolculuğun taşıyıcısıdır.
Geçtiğimiz yıl yaşananlar bize önemli bir gerçeği hatırlattı: Organizasyonlar yalnızca içerik açısından değil, alt yapı, planlama ve kriz yönetimi açısından da güçlü olmak zorunda. Açık alan tercihleri, çadır sistemleri, yağışa karşı önlemler… Bunların her biri, etkinliğin başarısını doğrudan etkileyen unsurlar.
Bu yıl için en büyük temennimiz; aynı aksaklıkların tekrarlanmaması. Daha sağlam kurulumlar, hava koşullarına karşı etkin çözümler ve yazar ile okur buluşmalarını gerçekten destekleyen bir organizasyon yapısı…
Çünkü biz şunu görmek istiyoruz:
Yağmurdan kaçırılan kitaplar değil,
okuyucularla buluşmak için açılan sayfalar…
İzmir gibi kültür ve sanatla iç içe bir şehirde, böyle bir etkinliğin en iyi şekilde hayata geçirilmesi bir beklentiden öte, bir sorumluluktur.
Yazarların emeğine, okuyucunun heyecanına ve kitabın değerine yakışan da budur.
Umarız bu yıl gökyüzü de organizasyon da aynı dili konuşur:
Açık, aydınlık ve umut dolu…
Ve bizler, kitapları kurtarmaya değil,
Kalemleri okuyucularla buluşturmaya koşarız..
Sibel ATAPEK