• slayt
Duyurular
Aidat Borcu Sorgulama
Son Eklenen Video
Bizi Takip Edin
İzmir Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 46,6080   46,6920
EURO 53,1693   53,2651
Özlü Sözler
"Okumak, yalnızca bilgiyi değil; merhameti, sevgiyi, anlayışı ve umudu da çoğaltır. Bir kitap, insanı kendine ve hayata yeniden yaklaştırır."
Ziyaretçi Sayacı
Bugün: 209
Dün: 337
Toplam: 36441
VEFA

VEFA

 

İnsan hayatını asıl güzelleştiren, çoğu zaman büyük başarılar ya da gösterişli kazanımlar değildir. Yıllar geçse de unutulmayan küçük iyiliklerdir. Bir öğretmenin omzumuza güven veren dokunuşu, en karanlık günümüzde yanımızda sessizce duran bir dost, anne ve babamızın karşılık beklemeyen sevgisi… Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, insanın yüreğinde yaşamaya devam eden bütün bu güzelliklerin tek bir adı vardır: Vefa.

 

Vefa, yalnızca geçmişi hatırlamak değil; geçmişe duyulan saygıyı bugünün davranışlarına dönüştürebilmektir. Bizi biz yapan insanları unutmamak, emeğe hakkını vermek, iyiliği karşılıksız bırakmamak, zor günümüzde elimizden tutanları iyi günümüzde de gönlümüzde yaşatmaktır. Çünkü insanın karakterini belirleyen yalnızca yaptıkları değil, unutmadıklarıdır.

 

Ne var ki günümüzün en büyük çelişkilerinden biri de burada başlıyor. İletişim araçları bizi birbirimize her zamankinden daha yakın hâle getirirken, gönüller arasındaki mesafeler giderek büyüyor. Haberleşmek kolaylaşıyor, fakat hâl hatır sormak zorlaşıyor. Teknoloji ilerliyor, imkânlar artıyor; ama vefa aynı hızla çoğalmıyor.

 

Vefa, hiçbir teknolojinin kuramayacağı kadar sağlam bağlar kurar. Güveni besler, dostluğu derinleştirir, sevgiyi kalıcı kılar. İnsanların birbirine sırtını değil, omzunu verdiği toplumlar ancak böyle ayakta kalabilir. Bir medeniyeti güçlü yapan yalnızca binaları, yolları ya da zenginliği değil; insanları birbirine bağlayan görünmez değerlerdir. Vefa ise bu değerlerin en sessiz ama en güçlü olanıdır.

 

Hayatın acı bir gerçeği ise şudur: İnsanların değeri çoğu zaman ancak yokluklarında anlaşılır. Söylenmeyen güzel sözler, edilmeyen teşekkürler, ertelenen ziyaretler ve geciken takdirler zamanla insanın içinde büyüyen pişmanlıklara dönüşür. Oysa sevgi de vefa da ertelendiğinde anlamının bir kısmını kaybeder. Çünkü bazı duyguların en doğru zamanı "bir gün" değil, bugündür.

 

İnsan, çoğu zaman sevgisini göstermek için yarını bekler. Oysa hayatın vaat ettiği tek zaman bugündür. Hayat bazen, sayfalarca anlatamayacağımız bir gerçeği tek bir anla öğretir. Ben o gerçeği, ağabeyim Mustafa Kıreker’in ömrünün son günlerinde yaşadım.

 

Beyaz Tüy Edebiyat Dergisi’nin 9. sayısı bizim için böyle bir hatıranın taşıyıcısı oldu. Bu sayıda yer alan “Üreten ve Paylaşan Bir Yaşam” başlıklı yazımda, ağabeyim Mustafa Kıreker’in hayatını, üretkenliğini ve geride bıraktığı izleri anlatmaya çalıştım.

 

Ağabeyimize sürpriz olarak hazırlanan bu sayıda kitaplarının, aile fotoğraflarımızın ve kendisiyle yapılan son röportajın yer alması; ayrıca derginin kapak desteğini üstlenmemiz, bu çalışmayı ailemiz için unutulmaz bir hatıraya dönüştürdü.

 

Derginin kapak desteği daha önce başka bir yazarımız tarafından alınmıştı. Durumu derginin Yazı İşleri Müdürü Sibel Hocama anlattığımda, o da konuyu değerli üstadım, şair ve yazar Sayın Hüseyin Fikri Çakmakçıoğlu’na iletti. Kendisi büyük bir incelik göstererek derginin kapak desteği sırasını bize bıraktı.

 

Bugün düşünüyorum da bazen küçük görünen bir iyilik, bir ömrün en kıymetli hatıralarından birine dönüşebiliyor.

Çünkü ağabeyim o sayıyı gördü…

Kendisi için hazırlanan satırları okudu…

Mutlu oldu…

Ve o mutluluğu, kendisinden kısa süre önce ahirete irtihal eden kıymetli eşi Şükran Kıreker ile paylaştı.

Aradan yalnızca iki hafta geçmişti ki…

Bu kez onu uğurladık.

 

Bugün o dergiyi her elime aldığımda, sayfalarındaki yazılardan önce o günü hatırlıyorum. Çünkü o dergiyi değerli kılan yalnızca içinde yazılanlar değildi. Asıl kıymeti, bir insanın hayattayken sevildiğini, hatırlandığını ve unutulmadığını hissedebilmesiydi. İşte bu yüzden, iyi ki o vefa zamanında gösterildi. Biraz daha ertelenseydi, geriye belki de sadece derin bir "keşke" kalacaktı.

 

Ağabeyimin yüzünde beliren o huzuru gördüğüm gün, vefanın en doğru zamanının insan hayattayken olduğunu bir kez daha anladım. İşte bu yüzden vefa, ardından söylenen övgülerden ibaret değildir. Gerçek vefa; insanlar hayattayken gönüllerine dokunabilmek, emeklerini takdir edebilmek ve sevgiyi zamanında gösterebilmektir. Çünkü ölümden sonra yapılan övgüler, yaşayan bir insanın yüzünde oluşacak bir tebessümün yerini asla tutamaz.

 

Bir gün hepimiz bu dünyadan ayrılacağız. Geriye ne sahip olduklarımız kalacak ne de ünvanlarımız. İnsanların hafızasında gerçekte yaşayacak olan, onlara nasıl dokunduğumuz ve gönüllerinde nasıl bir iz bıraktığımızdır.

 

Eğer bir insanın ardından içtenlikle “Vefalı bir insandı.” denilebiliyorsa, bundan daha büyük bir miras yoktur.

Çünkü vefa; hatırlamaktır, kıymet bilmektir, teşekkür etmektir. Ve en önemlisi, bütün bunları yarına bırakmamaktır.

 

 

Adem Yavuz KIREKER



Adem Yavuz KIREKER



Okunma Sayısı: 83

216.73.217.152

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Başkan'ın Mesajı
Köşe Yazıları






















Yararlı Linkler

Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği

© Copyright 2025  V4.7 Tüm Hakları Saklıdır.

Hazır Dernek Sitesi



Whatsapp  Destek
Whatsapp Destek