• slayt
Duyurular
İzmir Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 0   0
EURO 0   0
       
Özlü Sözler
"Okumayan insan, hayata tek bir pencereden bakar, bildiği ezber cümlelerle olayları yorumlar ve dar kalıplı bakış açısına sahip olur." Sokrates
Reklam
Hatırlamamak bir tercihtir.

Hatırlamamak bir tercihtir.

“Vefasızlık unutmak değildir; işin bitince hatırlamamaktır.”

İnsan hafızası zayıftır, doğru. Gün gelir isimler karışır, tarihler silinir, sesler bile buğulanır. Ama mesele hafıza değildir zaten. Mesele, ihtiyaç bittiğinde hatırlama isteğinin de bitmesidir. Vefasızlık çoğu zaman yanlış anlaşılır. Sanılır ki vefasız insan nankördür, yapılan iyiliği inkâr edendir. Oysa modern çağın vefasızlığı daha sofistike, daha sessizdir. Kimse inkâr etmez. Kimse “Sen bana bir şey yapmadın” demez. Sadece aramaz. Sadece sormaz. Sadece yok olur. İş bitince…

 

İşi düşünce sabahın erken saatinde arayan, işi bitince telefonunu sessize alan bir düzen kurduk. Mesajlar, çıkar kadar hızlı; teşekkürler ise menfaat kadar kısa ömürlü oldu. Artık ilişkiler bir bağ değil, bir bağlantı. Süresi dolunca kopan bir hat gibi. Oysa vefa bir duygu değildir. Bir karakter meselesidir. Zor zamanda yanında olanı, iyi gününde de hatırlayabilmektir vefa. İşin düştüğünde kapısını çaldığın insanın kapısını, senin işin yokken de çalabilmektir. Vefa, karşılık beklemeden yapılanın, karşılık beklemeden kıymetini bilmektir. Bugün en büyük yoksulluğumuz para değil. Sadakat değil. İmkân hiç değil. En büyük yoksulluğumuz hatırlama ahlakıdır. Çünkü bazıları için insanlar basamaktır. Çıkılır, basılır ve geçilir. Kimse açık açık “İşim bitti” demez. Ama davranışlar bağırır. Davetler azalır. Mesafeler artar. Cümleler kısalır. Samimiyet yerini resmiyete bırakır. Ve en acısı, bir zamanlar “iyi ki varsın” denilen insan, bir süre sonra hatırlanmaya bile değmez hâle gelir.

 

Vefasızlık unutmak değildir. Unutmak insani bir zaaftır. Vefasızlık ise bilinçli bir tercihtir. Aramamayı seçmektir. Görmezden gelmeyi seçmektir. İhtiyaç yokken yok saymayı seçmektir. Toplum olarak hızlandıkça derinliği kaybettik. İlişkilerimizi bile performansa bağladık. Fayda üretmeyen, katkı sağlamayan, işimize yaramayan insanlara tahammülümüz azaldı. Oysa en kıymetli bağlar, hiçbir işe yaramayan anlardaki birliktelikten doğar. Sadece sohbet etmek için edilen bir çay, hiçbir hesap olmadan yapılan bir ziyaret, bir “nasılsın” mesajı…

 

Bunlar küçük şeyler gibi görünür ama karakteri ele verir. Vefa, güçlü zamanların süsü değil; güçlü karakterlerin imzasıdır. Bugün herkes başarıdan, vizyondan, gelecek planlarından bahsediyor. Kimse “Ben kime borçluyum?” sorusunu sormuyor. Oysa insan biraz da borçlu olduğunu bilerek olgunlaşır. Minnet duygusu zayıflık değil; insan kalabilmenin işaretidir. Belki de yeniden öğrenmemiz gereken şey çok basit: İşimiz bittiğinde de insanlara ihtiyaç duymayı bilmek.

 

Çünkü aslında kimsenin kimseye işi bitmez. Gün gelir roller değişir. Güç dengeleri yer değiştirir. Hayat daireseldir; bugün yukarıda olan yarın aşağıda olabilir. Ama vefa, o dairenin merkezidir. Merkez kayarsa herkes savrulur. Son söz niyetine şunu söylemek isterim: Vefasızlık, hafızanın zayıflığı değil, kalbin ihmalkârlığıdır. Ve insan en çok, işi bittikten sonra hatırlanmadığında kırılır.

 

Unutmak kader olabilir.

Ama hatırlamamak tercihtir.



Cemal DURMAZ

Okunma Sayısı: 7


216.73.216.110








YAZARIN DİĞER YAZILARI

Başkan'ın Mesajı
Köşe Yazıları
















































Aidat Borcu Sorgulama
Günlük Gazeteler
Yararlı Linkler
Reklam
Dosya İndirme Panosu

Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği

© Copyright 2022  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. | Dernek Sitesi


Top