| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 47,6858 | 47,7717 | |
| EURO | 54,9754 | 55,0744 | |
| Bugün: | 293 |
| Dün: | 227 |
| Toplam: | 50389 |
DÜRÜSTLÜK HÂLÂ DEĞERLİ Mİ?
Bazen insanın kendisine sorması gereken zor sorular vardır.
Dürüstlük hâlâ değerli mi? Çünkü içinde bulunduğumuz zaman, zaman zaman bize bunun tam tersini düşündürüyor.
Doğruyu söyleyen kaybediyor, susan kazanıyor. Hakkını arayan “zor insan” ilan ediliyor, haksızlık karşısında sessiz kalan ise “uyumlu” bulunuyor. Menfaatini koruyan akıllı, başkasının hakkını gözeten ise saf olarak görülüyor. Peki, gerçekten böyle mi?
Dürüst olmak saf olmak mıdır? Bence değildir.
Dürüstlük, insanın önce kendisine duyduğu saygıdır. Çünkü dürüst insan, kimse görmediğinde de doğru olanı yapabilendir. Alkış almak için değil, vicdanı rahat etmek için doğru davranır.
Elbette dürüst olmak her zaman kolay değildir. Bazen doğruyu söylediğiniz için bir dostunuzu kaybedersiniz. Bazen dürüstlüğünüz bir fırsatı kaçırmanıza neden olur. Hatta hiç hak etmediğiniz halde suçlanabilirsiniz. İşte tam o noktada insanın karakteri ortaya çıkar. Çünkü herkes kazanırken dürüst olmak kolaydır. Asıl mesele, dürüstlüğün size bir bedel ödettiği anda da doğru tarafta kalabilmektir.
Bugün insanların birbirlerine güvenmekte zorlandığını görüyoruz. Verilen sözlerin değeri azalmış. “Ben senin yanındayım” diyenler, işler zorlaştığında ortadan kaybolabiliyor. Dostluklar bazen menfaatle, ilişkiler çıkarla ölçülebiliyor. Oysa insanın gerçek değeri, işine yaradığında değil, hiçbir karşılık beklemeden yanında olduğunda ortaya çıkar.
Dürüstlük yalnızca para konusunda değildir. Verdiğin sözü tutmak da dürüstlüktür. Yapamayacağın bir iş için “yaparım” dememek de… Bir insanın yüzüne başka, arkasından başka konuşmamak da… Hata yaptığında “Ben yanıldım” diyebilmek de… Ve belki de en önemlisi, insanın kendisine karşı dürüst olabilmesidir. Çocuklarımıza başarıyı öğretirken dürüstlüğü de öğretmeliyiz.
“Başarılı ol.” “Çok para kazan.” “Hayatta yüksel.” Bunların yanına bir cümle daha koymalıyız: “Ne olursan ol, iyi bir insan olarak kal.” Çünkü para bitebilir, makam değişebilir, çevre değişebilir. Ama karakteriniz varsa yeniden ayağa kalkabilirsiniz.
Dürüstlüğün en büyük ödülü ise insanın gece başını yastığa koyduğunda vicdanının rahat olmasıdır. Kimse görmemiş olabilir. Kimse teşekkür etmemiş olabilir. Ama siz bilirsiniz. Neyi doğru yaptığınızı da, nerede yanlış yaptığınızı da… İşte insanın kendisinden kaçamadığı tek yer vicdanıdır.
Birileri dürüstlüğünüzü kullanmış, iyi niyetinizi suistimal etmiş olabilir. Bunların hiçbiri sizin doğru olmaktan vazgeçmeniz için sebep değildir. Çünkü başkalarının kötülüğü, sizin karakterinizi belirlememelidir. Belki bugün dürüst olduğunuz için kaybedersiniz. Ama yarın, kendinizi kaybetmediğinizi anlarsınız. O halde sorumuzun cevabı açık: Dürüstlük hâlâ değerli mi?
Evet. Hem de her zamankinden daha değerli. Çünkü dürüstlüğün azaldığı bir dünyada, dürüst kalan insanın değeri daha da büyür. Unutmayalım: İnsan bazen sahip olduklarıyla değil, sahip olmadıkları halde koruduklarıyla büyür.
Dürüstlüğünü koruyan insan belki herkes tarafından kazanmış kabul edilmez.
Ama vicdanında kaybetmez.
Bence asıl kazanç da budur
Cemal DURMAZ