| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 0 | 0 | |
| EURO | 0 | 0 | |
Yağmur, Tepeden Tırnağa Islatır
Bazı karşılaşmalar vardır; ne bir başlangıca benzer ne de bir sona. Sadece bir toz bulutu gibi gelir, ruhun en berrak köşesine konmak isterler.
Kapının ardındaki o devasa kurgudan habersiz, sadece kapı tokmağının sesiyle yetinebileceklerini sanırlar. Oysa bilmezler ki, bazı evlerin içindeki ışık, sadece dışarıdan bakanın gözünü kamaştırmak içindir.
İnsanlar, birinin hayatına dahil olmayı, bir kitabın sadece kapağına bakmakla bir tutuyorlar artık. Sayfaların arasındaki o keskin kokuyu, mürekkebin eline bulaşma ihtimalini göze almadan, sadece "orada olduğunu" bilmek istiyorlar. Kendi hikâyelerinin eksik kalan yerlerini, başkasının tamlanmış cümleleriyle yamamaya çalışıyorlar. Ama yama, kumaşın asaletini bozar; tutmaz.
O "belirsizlik" dedikleri sığınak, aslında ruhu rüzgâr geçirenlerin sığındığı bir saçak altıdır. Islanmaktan korkanların, yağmurun bereketini anlaması beklenemez. Bizim dünyamızda ise yağmur, tepeden tırnağa ıslanmaktır.
Bazen bir kahve fincanının dumanında değil de o fincanın hiç kalkmayacağı masanın vakarında gizlidir gerçek. Hiç kimseden bir şey beklememenin verdiği o uçsuz bucaksız özgürlük, dışarıdan bakıldığında bir "vazgeçiş" sanılabilir. Oysa bu, kendi gökyüzünde kanat çırparken, yerdeki kalabalıklara sadece yukarıdan bakmanın huzurudur.
Eşiğe kadar gelip de içeri girmeye cesareti olmayan gölgeler, sadece geçip giderler. Ardında ne bir iz bırakırlar ne de bir sızı...
Sadece birer toz bulutu.
Seda Özlem Başpınar