• slayt
Duyurular
İzmir Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 0   0
EURO 0   0
       
Özlü Sözler
"Okumak, yalnızca bilgiyi değil; merhameti, sevgiyi, anlayışı ve umudu da çoğaltır. Bir kitap, insanı kendine ve hayata yeniden yaklaştırır."
Reklam
KIRILMAYI BEKLEYEN SESSİZLİK

KIRILMAYI BEKLEYEN SESSİZLİK

​Bir direnç miydi ruhumuzun yüzeyini kalın bir sessizlik zırhıyla kaplamak zorunda kalışımız? Yoksa içimizdeki o kutsal akıntıyı korumak için sığındığımız soğuk bir liman mıydı bu hissizlik kabuğu?

 

​Üstü buz tutmuş bir göl, hayata veda etmiş bir boşluk muydu sahiden? Oysa içimiz; hatıralarımızı, yaralarımızı ve özlemlerimizi en dipte, hâlâ sıcak tutmaya yemin etmiş bir derinlikti.

 

​Peki, sessizlik duygunun vefat etmesi miydi? Kimden saklanıyorduk; kendimizden mi, yoksa hâlâ hissediyor olabilmenin o yaralı cesaretinden mi korkuyorduk? En asil savunma mekanizmamızdı donmak... Öldüremediğimiz duyguları, ancak onları dondurarak kendimizden kaçırabiliyorduk.


​Zamanla birbirimize benzemeye başladık. Bulaşıcı bir hastalık gibi; "İyiler kaybediyor" diye iyi olan her yanımızı kendi ellerimizle törpüledik. Kelimelerimizin önüne setler çekip, kötülüğün kazandığı o gürültülü sahnede ruhumuzun görüntü ve ses ayarlarını bozduk. Ama kötülük de yorulurmuş, öz sağlam olunca. O yorgun kötülüğün karşısında, sadece "Hissetmemenin" ardına saklandık. Donarak kendimizi sakladığımız bu kışın ortasında hayat, artık irademizden çıktı ve bir zarın boşluğuna emanet edildi.

 

​Oysa hiçbirimiz göründüğümüz kadar hissiz değiliz. O sert buzun altında hâlâ berrak, hâlâ diri bir su var. Bir çatlasa sızacak; o buz kütlesi bir kırılsa yeniden hatırlayacağız sevmeyi ve sevilmeyi.

 

​Doğa ile kalbi bir tutmak mümkün müydü, kırılma noktaları kışken? Hiçbir katılık sonsuza dek direnemezdi; bazen tek bir darbeyle yerle bir olur her şey. Bir sesin tınısı veya rüzgârın getirdiği o ince kokuyla...

 

​Hatırlamak mıydı insanın asıl laneti, yoksa hissizleşmek mi? Artık büyük susuyor, büyük oynuyorduk; zarı kimsesizliğin ortasına atıyorduk. Bir gelse beklemeye razı, altı gelse taşmaya hazırdık. Çünkü biz, gelmeyen o baharların borcunu; ömrümüzü bir zarın boşluğuna rehin bırakarak çoktan ödeyenlerdik.

 

​Peki biz hangi ara, insanlığımızı bir zarın şansına terk ettik?

Seda Özlem Başpınar



Seda Özlem Başpınar

Başkan'ın Mesajı
Köşe Yazıları














































Aidat Borcu Sorgulama
Günlük Gazeteler
Yararlı Linkler
Reklam
Dosya İndirme Panosu

Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği

© Copyright 2022  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. | Dernek Sitesi


Top