| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 0 | 0 | |
| EURO | 0 | 0 | |
İyi Değilim
Duvarlar kireçlenmiş bir sessizlik. Buradayım. Ne tam olarak burada ne de artık orada. Sadece bir ara notası, süresi uzatılmış bir bekleyiş. Dışarıda dünya, her zamanki gibi telaşla dönüyor. Ama ben durdum. Çünkü o tek, kusursuz merkezim artık yok.
En sevdiğim gitti. İşte tüm hikaye bu üç kelimede. Ne bir roman, ne bir şiir, ne de bir ağıt. Sadece bir gerçek. O kadar. Gidişiyle birlikte, sadece bir insan değil, bir renk, bir koku, bir ihtimal de kayboldu. Benim dünyamın güneşli tarafı sökülüp alındı. Geriye sadece gölge kaldı. Şimdi ne zaman bir şeye baksam, ne kadar parlak olursa olsun, o yapay zeka tarafından üretilmiş suni fotoğraflar gibi geliyor. Kusursuz, pürüzsüz ve tamamen ruhsuz. Çünkü benim kusurum da, mutluluğum da, ruhum da oydu ve o gittiği için, geriye kalan her şey bir taklit. Ne zaman içime dönsem, orası karanlık bir orman. Ağaçlar eski anılar, kökleri derin ve acıtıcı. Rüzgar estiğinde dallar çarpışıyor ve o ses, duymayı en çok reddettiğim şarkı: Özlemenin müziği. Kalbim, gitgide daha derine gömülen bir şeyi kurtarmak için son kez debelendiği bir titreşim.
O boşluk...
En sevdiğim gitti dediğimde hissettiğim o boşluk, sadece bir yokluk değil. O, benim olabileceğim, hissedebileceğim, sevebileceğim her şeyin mezarı. Ve ben, o mezarın başındaki bekçi. Ben iyileşmeyi istemiyorum. Ben unutmayı reddediyorum. Çünkü bu acı, onun gerçek olduğunu gösteren tek kanıt.
"İyi misin?" diye soruyorlar. Hayır. İyi değilim ve bu, belki de şu an sahip olduğum tek dürüstlük.
Seda Özlem Başpınar